Sussun Diye Dijitalin Kontrolsüz Dünyasına Bırakılan Çocuklar
Dijitalin Kontrolsüz Dünyası içinde çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz? Teknoloji bağımlılığı ve bilinçli medya kullanımı hakkında bilinçli ebeveynler için bir rehber.
Çağımızın vebası diyebileceğimiz belki de birçok ailenin mustarip olduğu ancak çaresiz hissettiği bir konu olan “Farklı Cinsel Kimlik Yönelimleri” konusu üzerine sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Nitekim biz Nesli Koruma Hareketi’nin gönüllü ruh sağlığı uzmanları olarak, her hafta Klinik Psikolog Müjde Yahşi öncülüğünde bir araya gelip uzun uzun dertleşiyoruz. ‘Neden çocuklarımız bu halde, neler yapabiliriz?’ gibi konular hakkında konuşuyoruz.[i]
Çocuklarımızı bir sarmaşık ağı gibi sarıp sarmalayan bu hastalık, birçok ailede anne ve babayı çocuğuyla karşı karşıya getirip adeta kanlı bıçaklı bir duruma sürüklemeye başladı. İşin bu kadar ciddi, sorunun bu kadar derin olduğunu Nesli Koruma Hareketi’ne dahil olmadan önce ben de bilmiyordum. Kabul edilmesi gereken bir gerçek var ki bu zamana kadar, farklı cinsel yönelimlerin diğer adıyla ‘cinsel kimlik karmaşasının’ bir hastalık olmadığı düşüncesiyle kandırıldık. Bize normal olarak dayatılan bu düşünce, çocuklarımızı zehirleyen, anne ve babalara da çocuklarının bu durumunu çaresizce kabul ettiren zehirli bir sarmaşığa dönüştü.
Peki bu sarmaşığın kökünü yayılmadan, çocuğumuzun etrafını sarmadan nasıl kurutabiliriz?
İşte bu noktada biz anne babalara çok büyük sorumluluklar düşüyor. Anne babalar olarak her alanda çok uyanık olmak zorundayız. Çocuklarımızı bu tuzaklara çekmeye çalışan, bunun için büyük çalışmalar ve gayretler içinde olan inanılmaz büyük lobiler var. Bu yüzden her zaman daha çok tetikte ve gözü açık ebeveynler olmalıyız. Çocuklarımızın geleceğinin kararmaması için ve neslimizi korumak için çalışmak zorundayız. Özellikle yaşadığımız teknoloji çağında, çocuklarımızı farkında olmadığımız belki de çok masum görünen kontrolsüz bir dünyanın içine kendi ellerimizle bırakıyor olabiliriz. İzledikleri çizgi filmler, okudukları hikâye kitapları, kullandıkları sosyal medya hesapları maalesef artık hiç masum değil. Bu platformları, çocuklarımızın daha dikkatli, daha kontrollü şekilde, faydalanacağı biçimde kullanmasına dikkat etmeliyiz. Tabi ki iyi bir gözlemci olmalıyız. Dijital dünyanın tehlikelerine karşı kontrolü elden bırakmamalıyız.
Sussun Diye Dijitalin Kontrolsüz Dünyasına Bırakılan Çocuklar
Sırf sussun diye başımızdan savmaya çalıştığımız o çocuklar, saatlerce ekranlarda ne olduğu belli olmayan içeriklerle baş başa kalıyor. Düşünün bir youtuber, kızlara göre oyuncakların olduğu, her şeyin pembeler içinde, süslü püslü olduğu bir evde videolar çekiyor ve erkek çocuğu da bu tarz videolara sürekli maruz kalıyor. Bunun çok normal bir şey olduğunu mu düşünüyorsunuz? Tabi ki hayır. Bir erkek çocuğu böyle videolara maruz kalmamalı. Büyük tehlike buralarda yatıyor. [ii]

Dijitalin Korkusuz Dünyası
Dijital Çağın Çocuklar Üzerindeki Etkileri
Bir erkek çocuğunun, Niloya, Elif’in Düşleri, Elsa gibi kız başrollü çizgi filmleri, sürekli ve düzenli olarak izlemesi sakıncalı olabilir. Hatta kız kahramanların olduğu sanal oyunları da sürekli oynaması, özellikle kız kahramanları tercih etmesi riskli bir durum oluşturabilir.[iii] Çocuklarımızı kontrol etmeliyiz. Eğer kontrolü elden bırakırsak o çocuk savrulabilir ve gerçekten telafisi olmayan durumlarla baş başa kalabiliriz. Nasıl mı? Mesela tam da cinsel kimlik gelişimi evresinde olan 3-6 yaş arası bir çocuğu, sürekli olarak bu karakterlere maruz bırakırsanız çocuk bir yerden sonra bunlarla özdeşim kurabilir ve her yönüyle onlara özenmeye başlayabilir. Unutmayalım ki çocuklar gördükleriyle şekillenir. Belki de size para teklif edip de ‘bunu çocuğuna öğret’ dedikleri halde asla kabul etmeyeceğiniz şeyleri, o çizgi filmler, hikâye kitapları, youtuber videoları ile çocuğunuza öğretmiş olursunuz ama ruhunuz duymaz. Neden? Çünkü işiniz vardı, çocuğunuz size rahat vermiyordu diye telefonunuzu sürekli eline verdiniz. Hatta ona özel tabletler aldınız. O sizin görmediğiniz anlarda kim bilir hangi video içeriklerine maruz kaldı? Neden? Çünkü susmaları gerekiyordu!
Durum sandığımızdan da ciddi bir boyuta ulaştı. Daha bilinçli anne babalar olmaya gayret etmek zorundayız. Çocuklarımızı dolayısıyla neslimizi, ahlaki değerlerden yoksun, aslını bilmeyen, savrulmuş bir nesil olarak yarınlara taşımaya hakkımız yok. Bir anne olarak bir baba olarak böyle bir lükse sahip değiliz ve elimizi taşın altına koymak zorundayız. Emekse emek, mücadeleyse mücadele… Hep birlikte çaba gösterip zehirli olan bu sarmaşığın kökünü kurutmak için elimizden geleni yapmalıyız.
[i] Yahşi, Müjde, ‘Anne Babalar İçin Gençlerde Homoseksüelliği Önleme Rehberi’ kitap analizi oturumu, 2024
[ii] Yahşi, Müjde, ‘Anne Babalar İçin Gençlerde Homoseksüelliği Önleme Rehberi’ kitap analizi oturumu, 2024
[iii] Yahşi, Müjde, ‘Anne Babalar İçin Gençlerde Homoseksüelliği Önleme Rehberi’ kitap analizi oturumu, 2024
Psikolog
Ela Nur Özkan
Yazar
