EŞCİNSELLİĞİN İÇ MUHASEBESİ
Eşcinselliğin hastalık olup olmadığı konusu epey merak konusu. Google’a sorarsak daha ilk sayfada eşcinselliğin 1970li yıllarda malum lobi ve kuruluşların baskılarıyla hastalık olmaktan çıkarıldığını gösteren makaleleri okumak mümkün. Buralara hiç girmeyeceğim bir tık Google yeterli.
Peki hastalıksa neden bilimsel verilerde hastalık olmaktan çıkarıldı, hastalık değilse neden bu kadar ayrıştırılıyor, ayıplanıyor?
Biz ki , kısırı az salçalı yapanı linç etmiş, arabesk dinleyeni eziklemiş, menemenin soğanlı mı sogansız mı yapılacağını bile tartışmış bir toplumuz. Böyle bir kitlenin LGBT lileri yerin dibine sokmasını beklememek eleştiri kültürümüze haksızlık olur.
Peki başka konularda hiç bişeyi takmayan LGBT gençliği konu buraya gelince neden gökkuşağı bayrakları altında onur yürüyüşlerinde boy gösteriyor. Nedir bu kendini kanıtlama ve var olma ihtiyacı?
Bir kere doğuştan gelen cinsel kimliği reddetmek toplum baskısından bağımsız olarak çok zordur. İnsanın hakiki benliğine veda etmesi de bir yas sürecidir. Birçok kişi bu yasın öfkesinde takılıp kalır. Benlik çatışmasından sağ kurtulmaya çalışan ego, superegonun öfkesini ‘ama bunda ayıplanacak bişey yok ki’ lerle bastırmaya çalışır.
Fark ettiyseniz ilgili dernek ve kuruluşlar, hiç böyle bir gündem olmasa bile kendilerine yönelik nefret tutumlarından, eşit olamamaktan bahsedip gündem oluştururlar. Çünkü istekleri eşit olmak değil, üstün olmaktır. Kendi gibi düşünmeyenleri de cahil, yobaz diye etiketlerler. İşte bu da bahsettiğim süperegoyu bastırma çabasıdır.
Bu gençlerin dinlenilmeye, anlaşılmaya ve kendilerini olduğu gibi sevmeye ihtiyacı var. Eğer kapitalizmin çanak tuttuğu, dizilerin filmlerin reklamların normalleştirdiği, LGBT’yi desteklemeyenlerin yobaz ilan edildiği dünyada gençlerimizin elinden tutmak istiyorsak önce onları anlayıp kapsayacağız.
Çünkü birçoğu; bir gruba ait hissetmek, aykırı düşünmek, farklı olmak, özentilik gibi alt sebepler kullanılarak kandırılıyor ve bu çukura düşüyor. Bataklıktaki pek çokları ise çoktan pişman fakat ne yapacağını, nasıl yol izleyeceğini bilemiyor.
Yazar
