Dikkat! Cinsel Kimlik Karmaşası ile Zihinler İşgal Altında
Yazar
Çocuk Gelişimi Uzmanı/ Aile Danışmanı ÖZLEM GINIK
Dikkat! Cinsel Kimlik Karmaşası ile Zihinler İşgal Altında
Cinsel Kimlik Karmaşası ile ilgili olan bu yazım, bir önceki yazımda cinsiyetsizlik projesinin nasıl adım adım hayatımıza girdiğinden uzunca bahsetmiştim. Bu yazımı da önceki yazımı okuduğunuzu düşünerek yazıyorum…
Kaynayan kurbağa sendromunu duyanınız var mı? Duymayanlar için kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kurbağa kaynar bir tencereye atılırsa ne olur? Ani şokun etkisi ile kendisini anında suyun dışına atar. Peki aynı kurbağayı soğuk su dolu tencereye atıp, suyu da yavaş yavaş kaynatmaya başlarsanız ne olur? İşte o zaman kendisini bekleyen sonu algılayamaz. Suyun sıcaklığı ile artan vücut ısısını fark edemeyen kurbağa için çok geç olmaya başlar. Durumu tam anlamıyla fark ettiğinde ise kaynamaya başlayan suda, patlayarak ölür.
İşte bizler de yaşadığımız dünya düzeninde, insanlık olarak böyle bir küresel oyunun içerisindeyiz. Ülke olarak tam da bu durumu yaşıyoruz. ‘Peki nasıl yaşıyoruz? Bizim suyumuzu nasıl ısıttılar?’ dediğinizi duyar gibiyim. Nasıl mı? Batı kültürünün, hastalıklı yapısını diğer bir deyişle iyileştirilemeyen vebasını, tüm dünyaya bulaştırması ile yaşıyoruz. Son derece sinsice… İlk başta bizleri sübliminal mesajlar ile manipüle ettiler. Daha sonrasında açık bir şekilde empoze ederek, gözümüzün içine bakarak yaptılar.
Bizim suyumuzu, çocuklarımızın izledikleri çizgi filmlerle, okudukları kitaplarla, oynadıkları oyunlarla cinsiyetsizliği normalleştirmeye çalışarak ısıttılar. Oyuncakların, renklerin cinsiyeti yok diyerek ısıttılar. Bizim suyumuzu unisex kıyafetleri çocuklarımıza dayatarak ısıttılar. Bir akım oluşturup, anne-baba-çocuk kombinleriyle cinsiyet ayrımını yok etmeye çalışarak ısıttılar. Bizim suyumuzu sanat diye ahlaksızlığı normalleştirerek ısıttılar. Dizi ve filmlerdeki, spor dallarındaki, müzikal alandaki başrolleri, başarılı olanları cinsiyetsiz göstererek, üstüne bir de onlara ödüller vererek ısıttılar. Baba otoritesini yıkarak ısıttılar. Erken yaşta çocuklarımızı cinsel içeriklere, maruz bırakarak … Toplumsal cinsiyet eşitliği adı altında ısıttılar. Henüz 18 yaşını doldurmayan ve hukuki bir özgürlüğü olmayan çocuklarımıza seçme hakkını bırakmaları ile ısıttılar.
İnsana insan olduğu için saygı duymadılar. Kendilerine ait düşünceleri savunan insanlara saygı duyulması gerektiği algısını oluşturarak ve sapkın düşünceleriyle çocuklarımızın zihnine girerek de suyumuzu kaynattılar. Çocuklarımız tüm bunlara maruz kaldıktan sonra cinsel kimlik karmaşası yaşadığını iddia edince de ‘sen hissettiğin cinsiyettesin’ diyerek onu ‘hissettiği cinsiyeti’ ile bütünleştirmeye çalışarak, çocuklarımızı ikna etme çabalarıyla kaynattılar. Aileleri ikna etme yöntemi ile de toplumun altına döşenmiş dinamiği patlatmaya başladılar. Ve çok daha fazlası ile….
Bugün biz tüm bunları yeni yeni fark ettiğimizde, onlar istediklerine ulaşacaklarını çok önceden biliyorlardı. Nitekim cinsel kimlik karmaşası yaşayan çocuklarımızın sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Peki biz yetişkinler bu durumun ne kadar farkındayız? Kendimizi biraz yoklayalım. Mesela WhatsApp emojilerindeki aile resmini hiç incelediniz mi? Bugün dijital ortamda bir e mail hesabı açmak istediğinizde ya da herhangi bir platformda, anketlerde, cinsiyetiniz sorulurken 3. bir cinsiyet şıkkı olduğunu biliyor muydunuz? 3. Cinsiyeti işaretleyen çocuklarımızın kimlerle görüştüklerini ve görüştürüldüğünü biliyor muyuz? Bugün oyun oynayan çocuğumuzun hangi cinsiyeti seçerek oyun oynadığını biliyor muyuz? Sanal oyunlarda hangi odalara girdiklerini? Okudukları kitapların içeriğinde neler anlatıldığını? Özendirildiği kişilerin kimler olduğunu? Tüm bunlara ve daha fazlasına hâkim miyiz?
Evet sorularla sizi daha fazla boğmak istemiyorum. Bu küresel güçlerin üzerimizde kurmak istedikleri hakimiyetin sadece bir ayağı. Amaçları cinsiyetsiz bir toplum inşa etmek. Hedefleri ise aile yapımızı bozmak. Böylece bireyleri kolay yönetilebilir hale getirmek.
Dört bir taraftan bizleri saran bu düşünce ve eylemlerin farkında olmalıyız. Tüm bunlara ve daha fazlasına dikkat etmek zorundayız. İşte sırf bu ve bunun gibi sebeplerden dolayı küresel güçlere karşı ailelerin, çocukları konusunda doğru bir eğitim ile savaşması çok önemli. Yoksa bizler de cinsiyetsizleştirme ile ilgili neler döndüğü hakkında bilgisi olmayan ELON MUSK gibi ‘KANDIRILDIK’ deriz. Üzücü ama gerçek bu. Elon Musk bugünkü açıklamalarında oğlunu sırf bu yüzden kaybettiğini söylüyor. Bizler aynı duruma düşmemek için neler yapmalıyız? Tabi ki daha da fazla geç kalmadan bir an önce uyanmalıyız!

Dikkat! Cinsel Kimlik Karmaşası ile Zihinler İşgal Altında
Peki Çocuğumuzun Annesi Babası, İlk Sosyal Çevresi Olarak Sağlıklı Cinsel Gelişimi İçin, Ona Nasıl Bir Eğitim Vermeliyiz Ki Çocuğumuzu Dış Etkenlerin Kötülüklerine Karşı Koruyabilelim?
Öncelikle tehlikenin farkında olmalıyız. Kendimizi geliştirmeliyiz. Ne ile karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz. Bizlerin kafasını karıştırmalarına izin vermemeliyiz. Değerlendirmelerimizi bilimsel gerçekler ile pekiştirmeliyiz. İnancımız, kültürümüz, değerlerimiz ile yoğurmalıyız. Bilimsel kaynakları araştırmalıyız, okumalıyız, eleştirmeliyiz. Her bilgiyi olduğu gibi kabul etmek yerine akıl süzgecimizden geçirmeliyiz. Aile içi iletişim ve ilişkilerimizi sağlıklı sürdürmeliyiz. Baba otoritesini korumalıyız. Çocuklarımıza cinsel kimlik eğitimini, gelişim dönemlerini bilerek, yaşlarına ve algılamalarına uygun şekilde vermeliyiz. Çocuklarımızı bir nesil öncesinin bizi yetiştirdiği gibi yetiştiremeyiz. Çocuğumuza yaşadığı çağa uygun eğitimler vermeliyiz. Cinsel kimlik eğitiminin ne demek olduğunu bilerek, cinsellikle ayrımını yaparak vermeliyiz. Cinsiyet farklılıklarını öğretmeliyiz. Mahremiyet bilincinin önemini bilerek, uygun tutum, davranış ve söylemlerde bulunarak öğretmeliyiz. Doğru rol model olmalıyız. Çünkü hemcinsi olan anne ve babanın çocuklarıyla doğru bir özdeşim kurması, güvenli bağlar kurması şart. Çocuğumuzun biyolojik cinsiyetine uygun davranmalı ve onu mutlaka yönlendirmeliyiz. Oyuncaklarını, kıyafetlerini biyolojik cinsiyetine uygun şekilde almalıyız. Sorularına doğru ve net cevaplar verebilmeliyiz. Okuduğu kitapların, izlediği filmlerin, oynadığı oyunların içeriklerine hâkim olabilmeliyiz. Görüştüğü kişileri iyi tanımalıyız. Gerektiğinde bahsetmiş olduğumuz içeriklerin amaç ve hedeflerinden bahsedebilmeliyiz. Cinsiyetin bir seçim olmadığı hakkında bilgilendirmeliyiz. Tıpkı ırka mensubiyetin bir seçim olmadığı gibi… Kısacası bir anne baba olarak, çocuğumuza sağlıklı bir cinsel kimlik eğitimi vermek ve çocuklarımızı kötü niyetli insanlardan, yaklaşımlardan ve ideolojilerden korumak en önemli sorumluluğumuzdur. Daha fazla geç kalmadan çelikten zırhlarımızı örelim ve yola sağlam adımlarla devam edelim. Muhabbetle…. Çocuk Gelişimi Uzmanı/ Aile Danışmanı ÖZLEM GINIKYazar
