RAPOR
KONU: “Örgütlenen LGBTİ+ toplulukları/dernekleri 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde bir araya geldi. İddia edildiği üzere baskıların arttığı ve sağlık politikalarındaki ayrımcılığa karşı bir araya gelen örgütler, “LGBTİ+ Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı (CSÜS) Alt Ağı”nın kurulduğunu ilan etmiştir.” Yakın zamanda yayınlanan bu ilana karşılık bir araya gelmek ve topluma daha fazla yanlış bilgi empoze etmelerini engellemek için neler yapılabileceğine dair bir rapor hazırlanmıştır.
AÇIKLAMALAR
Yayınlanan Bildirinin İçeriği;
A-) Belirtilen bildiride örgütlenmede yer alan ve Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteren dernek ve topluluklar şunlardır:
Kaos GL, 17 Mayıs, Pembe Hayat, LİSTAG, GALADER, HEVİ, Kırmızı Şemsiye, İnter Dayanışma, Pozitif Dayanışma, Kapsama Alanı, Muamma, Özgür Renkler ve Pozitif Alan
B-) Belirtilen bildirinin amacı:
Bilgi kirliliğini önlemek ve erişimi sağlamak
Yeni kurulan ağ, cinsel sağlığa erişimdeki engelleri sadece tıbbi bir mesele olarak değil; bir "mahremiyet, güvenlik ve eşitlik krizi" olarak tanımlıyor. Mevcut sağlık sisteminin cis-normatif (yalnızca atanmış cinsiyet üzerinden tanımlanan) yapısına karşı, herkes için erişilebilir ve kapsayıcı bir sağlık politikası izlenecek.
Ağın misyonu ise çalıştayda belirlenen şu ortak görüşle özetlendi:
"Bilgi açlığından ve hafızanın aktarılamamasından yola çıktık. Kendi örgütlerimizi, hareketi, LGBTİ+’ların mücadelesini bu alanda güçlendirmek ve dayanışmayı büyütmek istiyoruz."
Şeklinde toplanma amaçlarını sunmuşlardır.
C-) Mücadele sebepleri şöyle ifade edilmiştir;
Ağın kuruluş manifestosunda, mevcut sosyopolitik iklimin cinsel sağlık alanını bir "tabu" haline getirdiğine dikkat çekildi. Sağlık Bakanlığı gibi kamu kurumlarıyla diyalog kanallarının koptuğunu belirten örgütler, "genel ahlak" ve "genel sağlık" kavramlarının nefreti araçsallaştırmak için kullanıldığını vurguladı.
Kuruluş bildirisinde, LGBTİ+’ların en temel sağlık hizmetlerinden dahi sistematik olarak dışlandığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
"Hizmetlerin Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerde merkezileşmesi yalnızca coğrafi bir engel değil; aynı zamanda güvenilir bilgi akışını kesintiye uğratarak taşradaki LGBTİ+’ları hem desteksiz hem de güncel bilgiden mahrum bırakmaktadır."
ÖNERİLER:
1-) Bu derneklerin giderek toplum baskısına maruz kaldıklarını ve hükümetle bağlantılarının koptuğu ifade edilmiştir. Bu durumda koparılmış mevcut bir bağ varsa tamamen kesilip atılmalıdır. O halde ilgili Bakanlıklarla görüşmeler yapılmalı ve bu derneklerin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi verilerek sadece bu bireylerin haklarını korumak değil aynı zamanda propagandalar yaydıklarını ve aile yapılanmasına ne tür zararlar verildiği açıklanmalıdır.
2-) Bu derneklerin toplanma amaçlarının başında da toplum baskısına maruz kaldıkları ifade edilmiştir. Bu durumda yapılan baskıların özellikle sağlık alanında ve kamu kurumlarında zorbalıkla karşı karşıya kaldıkları ifade edilmektedir. Özellikle Üniversite bünyelerinde “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve LGBTİ+” birliklerinin hazırladıkları raporlar incelendiğinde bu bireylerin kurum çalışanı olarak görev yapan LGBTİ+ bireylerinin kimliklerini gizlediklerini, kimliğini açıklayanların da zorluk çektiği ifade edilmiştir. Bu bireylerin ayrıştırılmadan rahat bir şekilde görevlerini ifa edebildikleri anlatılmalıdır.
3-) “Cinsel sağlık ve üreme sağlığı alanındaki hak ihlalleriyle daha etkin mücadele etmek amacıyla kurulan “LGBTİ+ Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı (CSÜS) Alt Ağı”, 1 Aralık Dünya AIDS Günü vesilesiyle kamuoyuna duyuruldu.” şeklinde yayınladıkları bildiride özellikle sağlık sektöründe yaşanılan problemlere dikkat çekmişlerdir. Fakat bu bireylerin cinsel birliktelikleri ne kadar sağlıklı yapılırsa yapılsın, önlemler ne derece uygun koşullarda yapılırsa yapılsın bu rahatsızlıkların yayılma hızı normal bireylere kıyasla üç katıdır. Bu verilerin tıbbi verilerle desteklenerek bildiri halinde yayınlanması gerekmektedir.
Diğer taraftan üreme sağlığı olarak ifade edilen hususlarda da gerek eşcinsel birliktelikler olsun gerekse trans bireyler olsun üreme konusunda eksik hissetmelerini gerektirecek her hangi bir yaklaşım söz konusu değildir. Eşcinsel birlikteliklerin asıl önem teşkil eden husus üremenin önüne geçilmesidir. Bu durumda bu bireylerin üreme konusunda nasıl bir aydınlatmada bulunacakları merak konusudur. Özellikle trans bireylerin cinsiyet değiştirme operasyonuyla üreme organlarından vazgeçtiklerini ve geri dönüşü olmayan bir yolu izlemelerine rağmen yeterli aydınlatılmayla karşı karşıya kalmadıkları açıktır. Aksi durumda bu bireylerin üreme konusunda nasıl bir eksiklik yaşayacakları da merak konusudur. Diğer taraftan eşcinsel birlikteliklerde de üreme sistemiyle herhangi bir bağlantılı eksiklik bulunmamaktadır. En fazla işleyecekleri husus olsa olsa birden fazla cinsel ilişki özendirilmeden tek eşliliğin önemi vurgulanarak bulaşıcı hastalıkların önüne geçilebileceği ifade edilebilir. Kaldı ki bu konuda da faaliyet gösteren bu dernekler hiçbir şekilde uyarıcı bir yaklaşımlarda bulunmamaktadır.
4-) Cinsel yolla bulaşılan hastalıklardan korunma önerisi olarak tavsiye edilen ilaçların içeriğine dikkat çekilmeli ve yan etkileri üzerinde durularak yeterli aydınlatılma yapılmalıdır. Özellikle hormon tedavisi alan bireylerde bu hastalıkların ne sıklıkla nüksettiği detaylıca anlatılması gerekmektedir.
5-) Uygulamada en sık rastlanılan problemlerin başında Cinsiyet Değiştirme Operasyonlarında hastalardan yeterli aydınlatılmış onam alınmadığı gibi gerçekleşecek komplikasyonlar hakkında da yazılı belge alınmamaktadır. Sağlık alanında eksikliklerden çok sağlıksız hale getirilen LGBTİ+ bireylerin daha iyi aydınlatılması göz önünde tutulması gerekmektedir.
6-) LGBTİ+ bireylerin herhangi bir sağlık kuruluşuna giderek tedavi olmak istemesine karşılık her hangi bir zorluk yaşamadıkları ve buna karşılık kirli bilgilerle korkutularak sağlıklı yaşamaları yine bu dernekler vasıtasıyla yapıldığı ifade edilmelidir.
7-) Bu dernek ya da toplulukların kirli bilgilerle LGBTİ+ bireylerinin yanında ailelerini de hedef alarak toplumu ayrıştırmaya çalıştıkları bu yüzden ailelerin daha sağlıklı ve bilimsel olarak açıklayıcı verilere ulaşmaları sağlanmalı ve web ortamlarında bu alanda çalışmalar hazırlanmalıdır.
Hukuk Ekibi
